Gribe Karşı Grip Aşısından Etkili Olan Ev Yapımı Doğal İlaç

Havaların soğuması ile beraber soğuk algınlığı ve grip şikâyetlerinin görülmeye başlanmasında bir artış oldu. Bu nedenle hasta olmadan önce kişisel olarak önlem almanın zamanı geldi diyebiliriz. Burada evde hazırlayabileceğiniz gribe karşı son derece etkili olan bir tarif paylaşacağız. Sizde bağışıklık sistemini güçlendirmenin doğal bir yolunu arıyorsanız vereceğimiz tarif tam size göre.

Tarif İçin Gereken Malzemeler

  • 3 tane limon
  • 2 dilim kadar ananas
  • ½ adet ince rendelenmiş zencefil
  • 1 orta boy (tatlı kaşığı) kaşık bal
  • 1 diş sarımsak

Hazırlanışı

Limonların suyunu sıkın, ince rendelenmiş zencefili  ve ananas dilimlerini ekleyerek iyice karıştırın. Diğer taraftan sarımsağın kabuğunu soyun ve havan yardımı ile iyice dövün. Sarımsağın üzerine bal ekleyin. Hazırladığınız karışımın iyice karışmasını sağlayın, yapacağınız işlem bu kadar artık içeceğiniz ilaç hazırdır.

Kullanma Şekli

Sabahları kahvaltıdan önce tüketebilirsiniz. Bu  ilacı haftada 2 sefer hazırlamanız ve taze olarak kullanmanız önerilir. Düzenli olarak kullanmanız durumunda bağışıklık sisteminiz güçlenecek ve hastalık oluşturan mikroplara karşı daha dayanıklı hale geleceksiniz. İlaç için kullanılan limon iyi bir C vitamini kaynağı olmakla birlikte kanı temizleme ve kan şekeri seviyesini dengeleme gibi özelliklere sahiptir.  Zencefil doğal bir ağrı kesicidir, soğuk algınlığına karşı çok etkilidir. Öksürük için çok faydalıdır. Mide bulantılarına karşı da kullanılabilir.

Grip ve boğaz ağrısına mucizevi reçete

Mevsim geçişine bağlı grip ve boğaz ağrısından kurtulmanın mucizevi ve ekonomik bir yöntemi olduğunu biliyor muydunuz?

Sımsıcak bir yaz mevsiminin ardından sonbaharın kendini kuvvetlice hissettirdiği bu günlerde havaların ani değişimi vücut direncimize de yansımaktadır. Sıcak havadan soğuk havaya geçiş bağışıklık sistemimizi de etkileyerek, gerekli önlemleri almadığımızda hasta olmamıza neden olur.

Eğer sizin de boğazınızda gıcık, kaşıntı, gıdıklanma hissi ya da ağrı, kızarıklık veya kırıklık, kırgınlık gibi şikayetleriniz varsa bu reçeteyi mutlaka denemenizi öneririz.

Grip ve boğaz ağrısını geçiren mucizevi reçete

Malzemeler:

– 2 yemek kaşığı bal

– 2 yemek kaşığı limon suyu

– 2 yemek kaşığı elma sirkesi

– 1 yemek kaşığı toz tarçın

– Ilık su

Yukarıdaki malzemeleri bir kupa ya da fincan ılık su içerisine ekleyip karıştırarak için. Çocuklar ve yetişkinler gönül rahatlığı ile kullanabilirken, ihtiyaç duydukça tekrarlayabileceğiniz bir reçetedir.

Bu karışımı içtiğinizde mikrop ve iltihapları yok eder, vücut direncinizi arttırır ve üst solunum yolu hastalıkları olarak tanımladığımız grip ve boğaz ağrısına karşı da koruyucu bir antibiyotik görevi görür. Özellikle havanın soğuk hissedildiği bu günlerde gündüz veya gece bir fincan bu karışımdan içmek sizi mevsimsel hastalıklara karşı koruyacaktır.

 

VARİSİN BESLENMEYE ETKİSİ

VARİSİN BESLENMEYE ETKİSİ

Birçok kişinin en çok korktuğu şeylerin başında varisler gelmektedir. Bütün bacağa yayılmış yeşil ve mor çizgiler estetik görünümü bozan ve bizi birçok konularda sınırlayan bir sağlık sorunudur. Toplardamarlar özellikleri neticesinde oldukça narin yapıdadırlar. Toplardamar duvarında ki bozukluklar, kanın geri kaçarak kalpten uzaklaşmasını önleme görevindeki kapakçıkların hasar görmesine neden olmakla birlikte damarın genişlemesine yol açmaktadırlar. Eğer kapakçıklar hasar görürse kan göllenir ve böylece damarlar çıkıntı yaparlar. Bu düğümlü ve çıkıntılı oluşumlara varisler denir. Egzersiz yapmak ve uzun süre ayakta durmadan kaçınmak varis oluşumunu engellemektedir. Yürüyüş, bisiklete binme ve hafif koşu varisi önleyen diğer faaliyetlerdir. Varis, en çok ayakta durmanın toplardamara yüklediği yer çekimi basıncı nedeniyle bacaklarda oluşmaktadır. Kadınlarda daha çok görülmektedir, obez kişiler daha büyük risk altındadırlar. Ayrıca risk, yaşla beraber doku sağlığının kaybolması, kas kitlesinin azalması ve toplardamarların duvarlarının zayıflaması nedeniyle de artmaktadır. Hamilelik bacaklarda ki toplardamar basıncı artırdığı için varise yol açabilir. Genel olarak varis yüzeye yakın damarda bulunuyorsa fazla zarar vermezler. Varisin nedenleri konusunda birkaç kuram bulunmaktadır: toplardamar duvarının ve kapakçıkların genetik zayıflığı, düşük liften kaynaklı beslenme sonucu dışkılama sırasında fazla zorlanma nedeniyle damarlara yük binmesi, uzun süre ayakta bulunma ve ya ağırlık kaldırma gibi belirgin nedenleri bulunmaktadır.

        Birçok gelişmiş ülkelerin aksine, dünyanın yüksek lifli ve rafine edilmemiş besinler tüketilen bölgelerinde varise çok fazla rastlanılmamaktadır. Rafine besinlerinin çok fazla olduğu düşük lifli bir beslenme varis oluşumunu destekler niteliktedir. Düşük lifli beslenme yapmakta olan kişilerin dışkı miktarı az ve katı olduğundan daha çok zorlama yapma isteği duyarlar. Bu durum karında ki basıncı artırır ve kanın bacaktan yukarıya akışını engeller. Aşırı basınç sonucunda toplardamar duvarı önemli ölçüde zayıflar, bu durum hemoroid veya varis oluşumuna neden olmaktadır. Aynı zamanda kalın bağırsak duvarını zayıf hale getirir ve divertiküller oluşumuna yol açar. Yüksek lifli beslenme varisin engellenmesinde en önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Meyveler, sebzeler, baklagiller, tahıllar bakımından zengin olan bir diyet bağırsak hareketlerini teşkil etmektedir.

Toplardamarların sağlıklı olmasını sağlayacak bir takım önemli besin unsurları bulunmaktadır. Bu besin unsurlarının en dikkate değer olanları C ve E vitaminleri, biaflavonoidler, çinkolardır. Besin desteğini en uygun bir şekilde elde etmek için bu ana bensin maddelerini yeterli miktarda takviye edilmeleri gerekmektedir. Bunların yanında flavonoid bakımından zengin olan bazı besinler kan dolaşımınız açısında oldukça önemlidir ve bunları da tüketmek gerekmektedir. Alıç, yaban mersini, kiraz, böğürtlen gibi meyvelerin düzenli olarak tüketilmesi varisi engeller niteliktedir. Bu meyvelerden bazıları varis dahil çeşitli dolaşım sistemi sorunlarını gidermek amacıyla çare olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Üzüm çekirdeği ve yalıçamı kabuğu en çok tutulan ve muhtemelen en çok etkili besin maddeleridir. Flavonoid bakımından oldukça zengin ve biraz olsun etkili bir çay arıyorsanız, karabuğday çayını denemelisiniz. Her konuda olduğu gibi varislerin önlenmesinde de beslenmenin oldukça önemi vardır. Kompleks karbonhidratlar ( tahıllar, meyveler, kuru baklagiller ) oldukça önem arz etmektedir. At kestanesi ekstresinden yapılan bazı ilaçlar varisten kaynaklanan yakınmaları ( ağrı, yorgunluk, gece krampları ) azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca yüksek ve lif bakımından zengin besinleri tüketin. Şu da belirtilmelidir ki sarımsak, soğan, zencefil ve kırmızı acı biber bol bol tüketilmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve formda bir vücuda sahip olmak istiyorsanız temel kuralımız yeterli, dengeli ve çeşitli beslenme olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Varisten Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Varisten Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Kadınlarda mor ve yeşil bir kabus olan varislerden korunmak için evinizde ya da güzlük hayatınızda alabileceğiniz bazı önlemler bulunmaktadır. Varisten kesin olarak korunmak tam anlamıyla mümkün değildir. Ancak yaşamımızda belirleyeceğimiz bazı önleyici tedbirler ile varis ilerlemesini yavaşlatmamız mümkündür. Yani varis oluşumu genellikle yıllar alabilecek bir süreçtir.

  • Mümkünse yiyecek alışkanlığınızı değiştirin. Varisten korunmak istiyorsanız kesinlikle kabız olmamanız gerekmektedir. Genellikle lifli gıdaların önlenmesi kabızlığı engellemektedir. Kabız olduğunuz zaman toplardamara binen yükler artacağından varis olma ihtimaliniz artacaktır. Bol bol balık yemeye çalışın. Taze sebze ve meyvelerden oluşan dengeli beslenme yapın. Dengeli beslenme günümüzde hemen hemen bütün hastalıkların önenmesini sağlamaktadır. Kiraz damarlara iyi gelmektedir. Kiraz, böğürtlen, karpuz gibi meyvelerin bol bol tüketilmesi gerekmektedir. Zencefil ile arkadaş olun. Şeker ve tuza düşman olun. Bol bol su için. Sigara ve alkol damar basıncını olumsuz etkilemektedir. Bunları hayatınızdan çıkarırsanız vücudunuz sağlığa kavuşabilir.
  • Hayatınızda spora sürekli yer açın. Sürekli yürüyün. Gün içinde asansör kullanmayın. Mümkünse yüzmeye gidin. Bisiklete binin.
  • Dar kemer, pantolon, korse, tayt giymeyin. Bu tür giysiler kanın damar içindeki dolaşımını güçlendirmektedir. Özellikle bel çevresinde dar olan giysilerden uzak durun. Kısacası bol elbiseler giyinmeye özen gösteriniz.
  • Bacak bacak üstüne atmaktan kaçınınız. Bacak arkasındaki damarlara baskı yaparak varise neden olabilmektedir.
  • Gün içerisinde bacaklarınızı yukarı kaldırmaya çalışın. Günde en az iki defa bacağınızı kalp seviyesinin yukarısına kaldırıp, 20 dakika böyle durmaya çalışın. Otururken ayaklarınızı böyle yukarıda tutmak kan basıncınızı artıracaktır.
  • Kilo almamaya çalışın. Eğer kilonuz fazlaysa bacaklarınızdaki yükte artacaktır. Bu durum da varise bir davetiye niteliğindedir. Yediklerinize dikkat ederek ve sürekli olarak spor yaparak istediğiniz kiloya kavuşabilirsiniz.
  • Bacaklarınıza sık sık soğuk duş aldırın. Sıcak sudan veya kaplıcalardan uzak durun.
  • Uzun süre ayakta durmaktan veya sürekli oturmaktan uzak durun. Ayaklarınızı sürekli aynı pozisyonda tutmak kan dolaşımını azaltmaktadır. Saat başı hareket edip su için. Eğer sürekli oturmaya mecbursanız çeşitli bacak hareketleri yapmaya gayret gösterin.
  • Tırnak bakımınıza dikkat ediniz. Tırnaklarınızı derinden kesmeyiniz. Tırnak aralarınızı nemli bırakmayınız. Bacaklarınıza banyodan sonra nemlendirici sürünüz.
  • Varis yastığı kullanmaya gayret ediniz. Varis hastalığına karşı özel olarak çıkartılan yastıkları kullanarak varisin gelişimini engelleyebilirsiniz.
  • Sigaradan kesinlikle uzak durulmalıdır. Sigaranın oluşturduğu serbest radikaller damar duvarlarına zarar vermektedir. Böylece varis hastalığına yakalanmanız kolaylaşmaktadır.
  • Hormonlar… Kadın hormonu olan östrojen damarlarda genişlemeye yol açmaktadır. Bu nedenle kadınlarda varis oluşumu erkeklere nazaran dört kat daha fazla olmaktadır. Kadınlar bunu engellemek için progesteron jel kullanabilirler.
  • Ayakkabı topukları 5 cm den yüksek olmamalıdır. Topuklar ne kadar yüksek olursa bacak kaslarının kanı pompalaması o kadar zayıflar.

Sigaranın Anne Karnındaki Bebeğe Etkisi

SİGARA İÇMEYİN YAŞAYIN VE YAŞATIN

Gelişmiş ülkelerde sigara içme oranı her geçen gün azalmakta, gelişmemiş ülkelerde ise sigara içme oranı artmaktadır. Kadınlar arasında ergenlik döneminde başlayan sigara kullanma alışkanlığı, kadın evlenme çağına gelince fizyolojik ya da psikolojik bağımlılığa dönüşebilmektedir. Günümüzde sigara içmenin bir hastalık olduğu ve bu hastalığın tedavi edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Kadınlarda gelişen sigara bağımlılığı çoğu zaman gebelik sürecinde de devam etmektedir. Gebelikte sigaranın kullanılması hem anneye hem de bebeğe zararlıdır. Sigaranın içinde yaklaşık 400 kimyasal madde bulunmaktadır. Sigara annenin başta solunum olmak üzere kalp, damarlar ve vücutta bulunan bütün organlara zarar vermektedir. Sigaranın gebe halinde ki bir kadına fizyolojik etkileri vardır. Bunlar: Akciğerleri daraltarak daha az hava girmesine neden olur, damarlar daraldığından dolayı tansiyon yükselir, nabzı hızlandırmaktadır, bulantı ve kusmaları daha fazla artırmaktadır, çabuk yorulmaya neden olmaktadır, koku alma ve tat alma duyusunu azaltır, iştahsızlığa neden olmaktadır. Sigaranın içinde bulunan nikotin ve karbon monoksit bebek sağlığı açısından oldukça zararlıdır. Bebek plasente ve kordon aracılığıyla beslenmektedir. Sigara içen annelerden bebeğe yeterli miktarda oksijen ulaşmamaktadır. Bebeğin oksijen sayesinde beslenip geliştiği göz önüne alırsak bu çok ciddi bir sorundur. Dolayısıyla sigara içen annenin bebeğinde büyüme ve gelişmenin az ya da yavaş olması gerçekleşebilir. Sigaranın gebelik üzerinde olumsuz bazı etkileri vardır. Bunlar: Düşük riskini artırır, erken doğuma neden olabilir, bebeğin anne karnında ölmesine neden olabilir, bebeğin doğum ağırlığının düşük olmasına neden olur, bebeğin akciğerlerinde hasar meydana gelebilir. Şüphesiz sigaranın bir tek doğum anında değil bebek doğduktan sonra da bazı zararları vardır. Bunlar: Doğumdan sonra bebekte zatürre ve bronşit riski artar, akciğer fonksiyonları zarar gördüğünden dolayı akciğer hastalıkları oluşabilir, orta kulak intihabı ve astım gibi hastalıklar görülebilir, sigara içen annelerin bebeklerinde ani ölüm sendromu gerçekleşebilir, sigara içen annelerin bebekleri daha çok hastalanır. Ayrıca sigara içen annelerin sütlerinin besleyici özellikleri azalmaktadır. Bebek anneye bağlıdır yaptığı her hareketten etkilenmektedir. Gebelikte anne sigarayı bırakmaya başladığı andan itibaren bebeğin de sağlığı olumlu yönde ilerleyecektir. Anne sigarayı bıraktığında damarları zehirli maddelerden arınacak ve böylece bebeğe daha çok oksijen gitmiş olacaktır.

Anne adayı gebeliği esnasında sigara içsin ya da içmesin başkalarının içtiği sigara dumanından da etkilenmektedir. Annenin çevresinden çektiği bu dumanlar plasente aracılığıyla bebeğe ulaşmakta ve bu yüzden de bebeğin gelişimi olumsuz etkilenmektedir. Bu nedenle gebelik döneminde sigara içmeseniz bile sigara içilen bir ortamda bulunmamalısınız.

Evde Nasıl Kas yapılır?

Evde nasıl kas yapabilirim, evde kas yapmak mümkün mü? 

Vakti olmayanlar insanlar spor hayatına fazla süre ayıramıyor. Bundan dolayı da hareketsiz yaşam, sporsuz bir hayat geçirmek zorunda kalıyorlar. Bir de kas yapmak isteyen insanlar vardır. Kimi insan kilo alamadığı için kas yapmak isterken kimi de güzel bir vücuda sahip olmak istiyor. Evde nasıl kas yapılır?

Yaşınıza uygun ağırlıklar ile evde spor yapabilirsiniz. 2 adet dambıl işinizi görebilir. İnternet’ten bakarak dambıl ile hangi hareketleri yapabileceğinizi görebilirsiniz. Ağırlık aleti almaya imkanınız yok ise evde şınav ve mekik çekerek kaslı bir vücut elde edebilirsiniz.

KAYBETME KORKULARIMIZDAN KURTULMAK MÜMKÜN

Merhaba Arkadaşlar , Bu gün sizlere benim de bizzat yaşadığım ve hastalık konusu olarak araştırmak istediğim benim gibilerin kanserinden bahsedeceğim …

Bunun adı Kaybetme korkusu ;

Bir göz atalım

Kaybetme korkusu, insanların sahip olduklarını kaybetmek istemedikleri zamanlarda yaşanan bir duygudur. İnsanların yaşadığı en büyük korkular arasında yer alır. Bu durum sahip oldukları mutluluğu kaybetmek, yalnız kalmak istememeleri ve sevdikleri kişiden ayrı kalmak istemediklerinden kaynaklanabilir. Bu duygu dozunda olduğu sürece, ilişkiye motive olmayı arttırır ve enerjik bir yapıya neden olur. Ancak bu duyguda aşırıya kaçıp, hayatı zindana çevirecek dereceye ulaştığında mutlaka destek alınarak düzeltilmesi gerekir. Bu durumda bu korkular, rahatsızlık meydana getirecektir. Daha ileriye giderek anksiyete bozukluğuna neden olabilir. Bunun nedenlerine inerek, giderilmesi gerekir. Kaybetme korkusu sevdikleri kişileri kaybetmekten, sahip olunan konumu kaybetmeye kadar, farklı alanlarda yaşanabilir. Yaşamda bireylerde başlayan bu korku, yaşamın tüm yönetim alanlarında görülür.

Asıl sorun ise başa çıkma yöntemleri … Bunlar aşağıda sıralandı ben başaramıyorum umarım siz başarabilirsiniz !

Benim hissettiğim maddeleri aşağıda işaretledim…

Kaybetme korkusuyla baş etmenin yolları nelerdir?

  • Bunu tek başına halletmek yerine, profesyonel destek almak gerekir.
  • Bunu çözebilmek için, kararlı olun.
  • Karşınızdaki kişinin hayatına müdahale etmeyi, onu değiştirmeyi, kontrolü altına almayı bırakarak, kendinize önem vermeye başlamalısınız.
  • Kişi kendi sorunlarına odaklanmalı, ihtiyaçlarını gidermelidir.
  • Hayatına renk katmak için, hobiler edinmeli, kurslara katılmalıdır.
  • Spor yaparak, düşüncelerinden uzaklaşmalı ve ruh sağlığını düzeltmelidir.
  • Kaybetmekten korktuğunuz kişiyle sürekli olarak birlikte olmaktan kaçının.
  • Varlığınızın başkasına bağlı olduğu düşüncelerinden sıyrılın.
  • Bencil olmaya özen gösterin.
  • Yalnız kalmaktan korkmamak için, benliğinizle iletişim kurarak, güçlü olmaya gayret edin.
  • Kendinizi zavallı, korkak, kurtarıcı ve koruyucu olarak görmekten vazgeçin.
  • Sevdiğiniz kişilere istemediklerinizi, beğenmediklerinizi, yapmaktan korktuklarınızı söylemekten çekinmeyin.
  • Kendinizin bu dünyada tek olduğunu unutmayın ve kıymetinizi anlayın.

Yanıklara İzsiz Doğal Tedavi

Yanıklara İzsiz Doğal Tedavi

Merhaba arkadaşlar ;

Bu gün sizlere bir kocakarı tarifi vereceğim fakat kesinlikle %100 doğal ve kesin etkili bir yöntem .

Bu yöntem ile yanıklarınız iz bırakmadan acısını bitirerek tedavi edecek. Akşamları sürmeniz yeterli

Gerekli malzemeler :

* 1 bardak kuyu suyu ( Gerçek kuyu suyu olacak )

*  1 bardak saf zeytinyağı ( Saf olmasına dikkat edin )

*  3 adet elma ( Posası alınacak )

Not : ne kadar kuyu suyu kullanırsanız o kadar zeytinyağı kullanılacak

Hazırlanışı  :

Arkadaşlar öncelikle 1 bardak kuyu suyuna 1 bardak zeytinyağını döküp iyice karıştırıyoruz. Krem kıvamı alana kadar …

İyi karıştırdığımız bu karışımı yanıkların olduğu yere sürüyoruz

Daha sonra ise elmaları ince ince rendeleyip posasını tülbent ile sıkıp suyunu süzüp yanıklara sürüyoruz bu yaptığımızda yanık izlerini ortadan kaldıracaktır. Umarım faydalı oluruz bir insana

Hadisi Şerif şöyle buyurur İnsanlara faydası olmayanda hayır yoktur.

Ses kısıklığına ne iyi gelir ?

Merhaba arkadaşlar bu gün sizlere 3 gündür atlatamadığım ses kısıklığı denilen illeti 1 saatte nasıl atlattığımı anlatacağım..

Bu zorlu süreç benim gibi sesiyle para kazanan insanlardansanız korkunç bir hal alıyor neyse fazla uzatmadan mucizevi tarifi paylaşalım. : )

1 su bardağı içine 1 yemek kaşığı Bal

1 çay kaşığı karabiber

2 yemek kaşığı Elma sirkesi

bu karışımı 10 dakika arayla birkaç yudum için boğazınızı hem yumuşatacak hemde zarar gören ses tellerine antibiyotik etkisiyle onarılmasına yardımcı olacaktır.

Bir sonraki paylaşımda görüşmek dileğiyle esen kalın :),

KADINA YÖNELİK ŞİDDET..

Sizde şiddet gören bir kadın mısınız? Eğer öyleyse bu yazıyı okuyorsunuz. Ve Tanrı erkeğin kaburgasından kadını yarattı. Eril toplum, ataerkil toplum hepiniz sıklıkla duydunuz bu kelimeleri. Kadın kimdi ya da bir kimliği var mıydı? Yüzyıllardır sorgulanan tartışılan bir konu. Henüz kimse yanıtını bulamadı. Fakat iş uygulamaya gelince cevap hazır. Kadın anne, kadın işci, kadın doğuran, kadın büyüten, kadın erkeğini sahiplenen, kadın her şey… Peki tüm bu işleri kusursuz olarak yerine getiren kadının değeri ne? Kocaman bir hiç. Çalışır, çabalar boyun eğer, katlanır, horlanır, aşağılanır, dayak yer. Değeri bu kadar işte.

Kadına yönelik şiddet deyince hepinizin aklına bir şeyler geliyor. Fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, cinsel şiddet gibi. Sadece dövülmekten ibaret değil anlayacağınız.

Neden şiddet? Kimler bunu neden uyguluyor? Abi, baba, erkek kardeş, sevgili. Bu şiddetin nedeni belli egemenlik kurma, kendini kanıtlama, boyunduruk altına alma, hizmete uygun hale getirme.

Şiddete uğrayan kadının hissettikleri; utanç, üzüntü, değersizlik suçluluk. Büyük bir travma. Kapanmayan yaralar. Sonucu depresyon..

Şiddetin dozu giderek artar kuramı doğru. Önce bir tokat, sonra yaralama, en sonunda öldürme. Kadın cinayetleri tanıdık geldi mi size? Gazete haberlerinde üçüncü sayfada yer alır genelde. Üç gün sonra da unutulur gider. Sorumlusu kim, kadını kim koruyamadı? Devlet mi ailesi mi toplum mu? Cevap hepsi. Kadını yalnızca katili öldürmedi. Herkes cinayete ortak oldu.

Kadından geriye kalan bir çocuk, kadının annesi, babası, kardeşleri, hepsinin gözü yaşlı. Ama bir tek kişinin gözünden yaş akmadı katilin. Tam olarak egemenliğini kanıtladı. O bir lider. O bir erkek. Her şey onun iyiliği için bu topraklarda.

Cinayetten yıllar sonra, öldürülen kadın aynı toplumda, aynı evrende, aynı topraklarda anılıyor. Önlemler tartışılıyor. Her şey gene lafta kalıyor. Çark kaldığı yerden devam ediyor. Müteveffaların sayısı artıyor. Tüm toplum cinayetten yargılanıyor. Yüzyıllar sonra bile değişen hiç bir şey yok. Hikaye başladığı yerden devam ediyor ve hiç bitmiyor.

Uzman Doktor Özge Gülmez

Adli Tıp Uzmanı

Manisa 01.06.2017

 

Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?

https://www.youtube.com/watch?time_continue=26&v=5Epe85uV_tg

Sıkıntılarımın olduğu bir anda bana yol gösteren sözleri, sizin de dertlerinizden bir parça da olsa kurtulmanız için dinlemenizi öneriyorum.

 

Şüphesi ki her insan hayatının belli dönemlerinde bazı sıkıntılı durumlar içerisine düşmüştür. Eğer sıkıntıyı doğuran büyük nedenler yoksa insan kendi yapabileceği basit yöntemlerle bu sıkıntıdan kurtulabilir. Bunun da çaresi hiç boş vakit geçirmemeli, kendine faydalı olacak uğraşlar bulmalıdır. ”Sabır kurtuluşun anahtarıdır” sözünü dikkate alıp, çalışıp sabrederek bir çıkış yolu bulmalıdır. Asla karamsar olmamalıdır. Doktorlar, sıkıntıdan kurtulmanın tek çaresinin insanın kendine sevebileceği uğraşlar bulmak olduğunu söylüyorlar. İşte bu videoda Mevlana’nın sözlerini dikkate alarak sıkıntıdan nasıl kurtulabileceğinizi öğreneceksiniz.

Bilgisayar Başında Çalışanlar

Sürekli bilgisayar başında oturarak çalışmak uzun vadede vücudun dengesini bozan ve iskelet sisteminde ağrılara sebep olan sağlık sorunlarına sebep oluyor. Bazı pratik bilgilerle sağlığımıza pozitif katkı sağlayan durumları uygulayabiliriz. Özellikle gözler ve sırt bölgesi en çok etkilenen bölge.

Gözler için ekrana çok yakın bakmamak en genel geçer yöntemdir. Ekranlar için üretilen ve ışığın direk yansımasını engelleyen paneller var. Bu panelleri monitörün kenarlarına tutturarak göz sağlığınıza katkı yapabilirsiniz. Oturuş düzeni için ise koltuğunuzun oturma yeri ve sırt bölgesi rahat pozisyonda durmalı. Sırt için ekstra plastik aksesuarlar ile boşta kalan alanı doldurmayı unutmayın. Uzun süre bilgisayar başında oturmak omurlarda eğriliğe sebep olur.

İşyerinde veya evde fark etmez, bilgisayar başında iş yaparken su içmek, ihtiyaç gidermek ya da çeşitli sebeplerle kendinize bahane üretin. Bu bahanelerle kısa aralıklar da olsa vücudu esnetmiş olursunuz.

Sağlık kaybedilmeden önlem alındığında ilerleyen aşamalarda hayat size verimli bir beden sunar. Sağlıklı duruşlar, sağlıklı bakışlar ve sağlıklı bir beden niyetiyle.

Uyku Sorunu Olanlar İçin 1 Dakikada Uyuma Tekniği

Şüphesiz ki her insan hayatının belirli dönemlerinde özellikle çok stres altında olduğu zamanlarda uykusuzluk çekmiştir. Bu videoda anlatılan basit yöntemlerle uykusuzluk sorunundan kurtulabilirsiniz.

Egzersize başlamadan önce dilinizi damağınızın üst kısmına yani ön dişlerinizin damakla birleştiği kısma dayayın ve tüm egzersiz boyunca aynı pozisyonda tutmaya çalışın. Bu, dili damağın üst kısmına değdirme uygulaması çok eskilere dayanan bir tedavi yöntemidir. Eskiden şifa dağıtan insanlar bunu şifa uygulamalarında kullanırlarmış. Dilimizi damağımıza değdirdiğimizde vücudumuzda ki enerji dengeleniyormuş.

Evet 1. adımda dilimizi damağımıza değdirmiştik, 2. adımda ise 4 saniye burnumuzdan nefes alacağız. Nefesinizi tam 4 saniye almaya özen gösterin. Daha sonra 7 saniye boyunca nefesinizi tutun ve 8 saniyede nefesinizi verin.

Biraz kafanız karışmış olabilir. O halde birlikte yapalım. 4 saniye burnumuzdan alıyoruz, 7 saniye tutuyoruz ve 8 saniyede veriyoruz. Ve bunu 3 kere tekrarlıyoruz.

Bu teknik Asya’da yüzyıllardır uyku sorunu çeken insanlar için kullanılan bir yöntemdir. Ancak Avrupa’da pek fazla bilinmemektedir. Bu tekniğin en büyük destekçilerinden biri de Harvard üniversitesinde okumuş olan Dr. Andrew Weil’ dir.

4 saniye boyunca burnunuzdan nefes almak ve dışarıya vermemek beyninize daha fazla oksijen gitmesini sağlıyor. Nefesinizi 7 saniye boyunca tuttuğunuzda ise içinize çektiğiniz hava ve dolayısıyla oksijen, kan akışınızı etkiliyor. Sekiz saniye boyunca da ağzınızla nefes vermek akciğerlerinizdeki karbondioksit’i dışarıya atmanızı sağlıyor.

Magnorm kullananlar

Magnorm ilacını genelliklikle hamimileğin ilk 3 ay döneminde doktorlar anneye veriyor. Magnezyum eksikliği sebebiyle özellikle sık sık kramp rahatsızlığı çeken kişilere veriliyor.

 

Magnorm ilacıyla ilgili farklı sitelerde yazılan yorumlar

 

“Doktorumun hamilelikte sık sık karşılaştığım kramplar için verdiği ilaç. tadı iğrenç, midemi bulandırıyor. tablet şeklinde alınan magnezyum yok mudur acep? ”

 

“sevgili arkadaşım magnorm magnezyum nerdeyse tüm hamilelerin kullandığı tabletlerdir. sakıncası olsa onca doktor vermez, ve oncaa gebe kullanmazdı. bende 4 aydır kullanıyorum hemde aralıksız. çünkü dayanılmaz bacak ağrılarım ve uyuşmalarım, kasılmalarım oluyordu. bunu içmeye başladıktan sonra kendimi iyi hissediyorum. bana çok faydası oldu yani. gönül rahatlığıyla kullan bence.”

 

“kasların istem dışı kasılmalarını önlemek için verilen suda eriyen magnezyum içeren ilaç. spastiklerin (serebral palsi) az da olsa rahatlamalarına yardımcı olabiliyor.”

 

“cnm bende yaklasık 1 aydır kullanıyorum.ilk başlarda tuhaf gelıyordu tadı ama alıstım galıba artık.daha oncelerı cok sık kramplarım oluyordu.allaha şükğr kı kullandıgımdan berı hıc olmadı.endişe etme yani.”