15 Tatil Ne Zaman Başlıyor? Yarıyıl Tatili Kaç Gün?

15 Tatil Ne Zaman Başlıyor?

Karne alacak binlerce öğrenci ve aileleri heyecanla 15 tatil ne zaman başlayacağını merak ediyor. 15 tatil üzerine resmi açıklama , MEB’in eğitim ve öğretim iş takvimine göre 15 tatil ne zaman başlıyor? , sömestr (yarıyıl) tatili kaç gün sürecek? 17 eylül okulların açılmasıyla , aradan 94 gün geçti. Tatili sabırsızlıkla bekleyen öğrencilerin sömestr (yarıyıl) tatili belli oldu. Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilere ve velilere tatil konusunda açıklamalarda bulundu.

15 TATİL NE ZAMAN? ARA TATİL NE ZAMAN BAŞLIYOR , OKULLAR NE ZAMAN KAPANIYOR?

Milli Eğitim Bakanlığı yarı yıl tatilinin ne zaman başlayacağını duyurdu. 2018 – 2019 eğitim ve öğretim yılı 18 Ocak 2019 Cuma günü sona erecek. Öğrenciler karnelerini alarak ara vermiş olacaklar. 15 günlük tatilin ardından 15 tatil ne zaman bitecek? Bu sorunun cevabı ise öğrencilerin 3 Şubat 2019 günü tatili sona erecek. 4 Şubat 2019 günü ise tekrar ders zili onlar için çalıyor olacak. MEB’in açıklamalarına göre birinci kanaat böyle olacak. İkinci kanaat dönemi ise 14 Haziran 2019 tarihinde sona erecek.

Hakkımız da Hayırlısı buymuş

Herkesin ibret alarak okuması gereken bir hikaye.

Padişah ve çok bilgili bir veziri vardı padişahın başın ne zaman kötü bir şey gelse.

Hakkınızda hayırlısı buymuş demekki padişahım dermiş.

Birgün ava gitmişler avlanırken artık oku nasıl tuttuysa yayın teli parmanı koparı vermiş tabi apar topar şifacıya getirirken vezirine vezirim bundaki hikmete ne buyurursun acep der.

Hakkınızda hayırlısı buymuş demekki padişahım der.

Ve padişahı bayağı bir kızdırır tabi şifacıya daha gitmeden atın bunu zindana der.

Parmağı yerine koyamazlar ve padişah tek bir parmağı eksik yaşamaya başlar ve yeni bir vezir alır yanına .

Aradan bir kaç yıl geçer ve afrika tarafında bir savaşa katılırlar ama bu savaşta esir düşerler.

Esir düştüğü kabilede yamyamların kabilesidir .

Tabi kabilede her insanı yamazler herhangi bir uzvu eksik olan insanların hastalık taşıdıklarını düşünür ve kesinlikle onu yemezlermiş

tabi padişahımızında parmak eksik ya salıverirler tabi koşa koşa saraya gider kurtulmanın sevinciyle ama bunada bir cevap bulmak ister sarayda kime sorduysa cevap alamaz ve saray eşrafından biri veziriniz vardı sizin zidana atmıştınız bilse bilse cevaplasa cevaplasa o cevaplar padişahım der.

Tabi hemen emreder ve eski vezirini huzuruna çağırır anlatır durumu .

Hakkınızda hayırlısı buymuş demekki padişahım der.

Yahu vezirim bana kızmicakmısın bağırmicakmısın seni boşu boşuna senelerdir zindanlarda beklettim hemde hiç yoktanyere der.

Kız bana bağır çağır gerekir se küfret ama beni affet der.

Padişahım beni bir dinleyin ozaman sonra kararınızı verin aynımı düşünüceksiniz der.

Siz can havliyle bana kızıp beni zindana attırmasaydınız be seferde vezriniz olarak yanınızda olmak zorundaydım değilmi.

Padişah evet der.

Peki benim her hangi bir uzvum,da eksik yoktu padişahım beni öldürüp yerlerdi değilmi padişahım.

Evet,der yine padişah.

Peki sizin beni zindana attırmanız benim hayrımaydı dimi der vezir.

Peni eğer zindana atmasaydınız ben şimdi ölmüştüm padişahım .

Yani demekki

Hakkınızda hayırlısı buymuş.

Yani buradakiasıl konu iyi olan kendinden oldunu düşünen ama kötülüklerin hepsini birilerina atan insalarız .

İyininde kötününde hepsi aslında doğru bir yaşam ve yaptıklarımıza inanarak yapmak.hakkımızda hayırlısı neyse karşımıza o çıkar yapmaktan vazgeçmemek hedefe ilerlemek.

Beğenmeniz dileğiyle

SİZİ UNUTMADI!

Uzun bire süre sonra sizleri üzmek zorunda kalacağım. Eğitim hayatımıza 3 ay ara vermiştik arkadaşlar. Ama artık büyük bir bölümünü yedik. Yani çoğu gitti Azı kaldı. Şu anlarda ilkokula başlayacaklar kayıtlarla, ortaokula başlayanlar düşündüren tercihlerle ve liseye geçenler ,teog savaşçıları, yerleştikleri okullara bakıyor. İstediği okula yerleşemeyenler ise nakil isteyeceklerini söylüyor. Evet gelelim okullara ne kadar kaldı. Şu andan itibaren yaklaşık 36 gün var kısacası 1 ay 6 gün. Şimdiden okul hayatına tekrar devam edeceklere BAŞARILAR DİLİYORUM.

Çocuklarınızı Çok Sıkmayın

Bir ilkokul öğretmeni olarak pek çok öğrenci velisinde ve çevremde bulunan pek çok insanda aynı sorunu görüyorum;

“Çocukları birbirinden farklı kurs ve etkinliklere sürekli gönderme isteği”

Çocuklar hafta sonu geldiğinde gitar kursu, okul sonrası müzik kursu, başka zamanlarda Ebru kursu derken sadece ders çalışan ve sürekli yükleme yapılan birer robot haline geliyor ve “Burnunun kanaması nasıl olur” habersiz, “Eline toprak değmesinden” habersiz ve mutsuz çocuklar türüyor.

Sonucunda da toplumda “Android sistemli, 4 çekirdekli” çocuklar türüyor…

İşi gücü tablet, bilgisayar, cep telefonu ve televizyon veyahut konsol oyunları olan bu çocuklar;

-İnsani ilişkileri zayıf

-Sosyal aktivitesi sıfır denilecek kadar az

-Kendini ifade etme becerisi düşük

-Suskun

-Yalnız

ve buna benzer pek çok durumun içinde hapsoluyorlar.

Hatta bunu pedagoglar daha iyi bilirler ancak ileride intihara meyilli ve yalnızlık dürtüsü aşırı yüksek bireyler oluyorlar.

Bir de bu çocuklardan beklenti nedir tam olarak? “Başımdan gitsin de kurtulayım” mı? “Her müzik aletini çalsın” mı? “Yaşayan bir robot olsun” mu?

Konu uzun uzadıya gider ancak benden kısa ve öz tavsiye;

Çocuklarınızı saklambaç kursuna gönderin! Misket kursuna gönderin! Bilya olan şu ufak ufak cam parçacıkları olan misketten bahsediyorum yanlış olmasın. Çocuklarınıza uçurtma yapın, çocuklarınızla koşu yarışı yapın, çocuklarınızla “Siz vakit geçirin, müzik aletleri değil”

Zaten zamanı geldiğinde çocuklar öğrenmesi gerekeni öğrenecektir, zorlamanın bir anlamı yok! Çocukları “küçük yaşta hayattan soğutmanın bir anlamı yok”.

Dershaneye gitmek yarar sağlar mı?

Dershaneye gitmek yarar sağlar mı? dershane fiyatları nelerdir? Dershaneye gidersem sınavı kazanır mıyım?

Ygs-lys, KPSS gibi sınavlarda başarı sağlamak için evde çalışan kişiler genellikle adapte olamayarak veya istediği ortamı sağlayamayarak evde ders çalışamaya biliyor bunun için dershaneye yönelmek isteyen insanlar vereceği binlerce liranın karşılığını alamayacağını düşünerek tedirgin olabiliyorlar.

Dershane yararlı mıdır? sorusuna cevap verecek olursak şöyle özetleyebiliriz. Dershane ortamı size disiplin, istek ve inanç kazandırır. Burada iş sizde bitiyor eğer dersleri sallar adapte olmazsanız başarıya ulaşamazsınız. Dershane size çok yararlı olacaktır gerek denemeleriyle ve sıkça soru çözümü ile netlerinizi artırabilirsiniz.

Sıkıntınız tek bir derste ise örneğin matematik ise özel ders almanız size daha fazla yarar sağlayacaktır.

TM Öğrencileri MF Yapabilir mi?

Türkçe-Matematik nasıl yapılır? Matematik-Fen yapmak zor mudur? TM den MF’ye geçmek? detaylar yazımızda…

Günümüzde sözelci, sayısalcı, eşit ağırlıkçı adı altında alanlara dağılan öğrenciler bölüm seçmekte zorlanıyor yada bulundukları alanın bölümlerini beğenmiyorlar. Bu yüzden alan değiştirmek isteyen öğrenciler bir konu hakkında tedirginler.

Biliyorsunuz ki baba meslekler dediğimiz bölümler MF alanında bulunmakta bu yüzden mühendis olmak isteyen adaylar fen derslerini yapamadığı için TM alanından MF’ye geçmek konusunda gelgit yaşıyorlar.

Bizim size tavsiyemiz TM alanı öğrencisi iseniz MF’ye geçmek için kesinlikle fen yapmanız gerekmekte bunun için eğer temeliniz yoksa bulaşmayın çünkü fizik, kimya, biyoloji gibi derslerde sıkılma ve zorlanma ihtimaliniz yüksek bundan dolayı bir yılınız boşa gidebilir. Temelim var yada dershaneye gidip halledebilirim diyorsanız seçim sizin.

Türkçeye nasıl çalışılır? YGS-LYS

Ygs Türkçe dersine nasıl çalışılır? Lys Edebiyat Türkçe konularına nasıl çalışılır? detaylar yazımızda…

Türkçe soruları gerek ygs sınavında gerekse lys edebiyat sınavında karşımıza gelmektedir. TM ve TS alanı öğrencilerinin puanlarını özellikle etkileyen Türkçe soruları birçok öğrenciyi zaman zaman zorlamaktadır peki Türkçe sorularından daha fazla net çıkarmak için ne yapmalıyız? nasıl çalışmalıyız?

Türkçe dersi önce konuya çalışılıp ardından bol soru çözmekle halledilebilir. Özellikle paragraf soruları Türkçe netlerinizi belirleyen en önemli sorulardır paragraf yapamayanlar bol soru çözmek zorundadır bu sayede istediğiniz netlere ulaşacaksınız.

Lys Edebiyat Yazar Esere Nasıl Çalışılır?

Lys edebiyata nasıl çalışılır? edebiyat yazar eser nasıl ezberlenir? Lys edebiyat nasıl fullenir? Lys edebiyat 50 net nasıl yapılır?

Önümüzdeki yıl lys’ye girecek adaylar şimdiden çalışmalara başladı.

Lys Edebiyatta en çok soru çıkan konulardan birisi Cumhuriyet dönemi yazar eser sorularıdır bu yazımızda edebiyat yazar esere nasıl çalışılır buna dair teknik ve yöntemlerimi sizlerle paylaşacağım.

Öncelikle bir yazarın tüm eserlerini ezberlemek oldukça zor gözükebilir ama aslında vereceğim yöntemlerle nasıl akılda kalıcı olduğunun sizde farkına varacaksınız.

Örneğin bir yazarı ve eserlerini ele alalım Ziya Osman Saba olsun yazarımızın eserleri şu şekilde: nefes almak, sebil ve güvercinleri, çocukluğum, değişen İstanbul, mesut insanlar, bir yer düşünüyorum ve geçen zaman şimdi eserleri kullanarak hikaye oluşturuyoruz ne kadar saçma olursa o kadar akılda kalıcı olur örnek bir tane yazıyım size.

Ziya Osman hem Nefes almak hem de Sebil ve güvercinleri görmek için Çocukluğum dediği Değişen İstanbul‘a gider.Burada çok Mesut İnsanlar görür ve onlara der ki; kalmak için Bir yer düşünüyorum, Geçen Zaman kaldığım ev yıkılmış.

Evet arkadaşlar bunun gibi hikayeler kurarak ezberleyebilirsiniz aynı zamanda hikayenizin altına hikayeyi temsilen resimler çizebilir yada yapıştırabilirsiniz bu yazdığınız yazıları odanızın duvarına asarak her zaman okumanıza olanak sağlayabilirsiniz. 

Eğitim Tohumları Ceceli Özel Okulu’nda Filizleniyor

 

Gelecek için güzel nesiller yetiştirmenin inancı ve eğitim aşkıyla 1991 yılında ilk tohumlarını Gül Çocuk Ana Okulu’nda toprağa atan, daha sonraki yıllarda; ilkokul, ortaokul ve lise eğitiminde yaptığı girişimler ile eğitim basamaklarını sağlam adımlarla tırmanan Ceceli Özel Okulu, geleceğin parlak nesillerini yetiştirmeye devam ediyor. Hayatın her alanında mutlu ve başarılı insanlar yetiştirmeyi misyon edinen okul, verdiği eğitimle gelecekte dünyaya yön veren liderler yaratma vizyonu ile geleceği şekillendiriyor.

İyi Bir Eğitim Temelden Başlar

Ceceli Özel Okulu, çocuklarınızın eğitim hayatına en iyi şekilde hazırlanması için gerekli tüm özellikleri taşıyan ana okulu eğitiminin ardından; bilgiye meraklı, araştıran ve sürekli öğrenmeye açık olan minik zekaların bilgi ihtiyacını karşılayan bir ilköğretim eğitimi sunuyor. Kişisel yetenekleri ve özellikleri doğrultusunda başarılı olabilecekleri alanlara özenle yönlendirilen minik dimağlar, lise çağlarına geldiklerinde geleceğe yön verecek projeler ve araştırmalar sürdüren başarılı gençler olarak eğitim hayatlarına devam ediyor. Ne istediğini bilen ve doğru hedefler doğrultusunda yönlendirilen gençler, gelecekte ülkemizin her alanda gelişmesine katkı sunacak saygın ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştiriliyor.

Ankara Özel Kolej Dünya Bireyleri Yetiştirir

Sağlam temellere dayanan ilköğretim eğitiminin ardından lise çağlarına gelen öğrenciler, kendilerini nasıl geliştirebileceklerinin farkında olarak öğrenme arzusuyla eğitim hayatlarına devam ediyor. Bilim dünyasının vazgeçilmezi olan İngilizce eğitiminin yanı sıra Almanca, Japonca, İtalyanca ve Arapça dersleri ile öğrenciler hedefleri doğrultusunda birer dünya bireyi olarak eğitim alıyor. Çok dilli eğitim sistemi ile diğer eğitim kurumları arasında bir yıldız gibi parlayan Ceceli Özel Okulu, vizyon edindiği dünyaya yön veren liderler yetiştirme konusundaki ciddiyetinin de altını çizmiş oluyor.

Üniversiteye Giden En Sağlam Yol

Uzman eğitim kadrosu ile her açıdan kalifiye bireyler yetiştirmek için var gücüyle çalışan Ceceli Ankara özel okul, lise sıralarına adım atan tüm öğrencilerini potansiyel birer üniversiteli olarak görüyor ve bu nedenle onları bir üniversite öğrencisinde bulunması gereken tüm özelliklerle donatmaya başlıyor. Özel öğrenci koçları her öğrencinin ihtiyacı, eksik ve güçlü yönleri ile özenle ilgilenerek, kusursuz bir eğitim planı yaratıyor ve bu eğitim sürecinin eksiksiz bir şekilde sürdürülmesi için azami gayret gösteriyor. Çocuklarınızın kariyer planlarını daha lise yıllarından kesinleştirerek net hedefler doğrultusunda ilerlemelerini sağlayan bu sistem, öğrencilere de pozitif motivasyon sağlıyor.
Siz de vizyonu, misyonu ve eğitim anlayışı ile çocuklarınızın gelecekte mutlu ve başarılı bireyler olması için var gücüyle çalışan Özel Ceceli Okulları’nı tercih ederek çocuğunuzun geleceğinin uzman eğitimcilerin ellerinde şekillenmesini sağlayabilirsiniz.

Bilgisayar Zararlı

Son günlerde bilim adamları (bazıları) ilerki yıllarda,insan zekasının geriliyeceğini iddaa ediyor. Gerekceleri ise tek şuçlu olarak bilgisayarı gösteriyorlar. Hepimizin bildiği gibi beyin cimnastiki dediğimiz bir olay var. Beynimizi ne kadar zorlarsak, o kadar gelişmesine ve genç kalmasına katkıda bulunuyoruz… Bunlardan en basiti bulmaca çözmek gibi. Şimdi acaba şöyle bir kolaycılığa kaçıyor muyuz veya zamanla kaçacak mıyız?

Bu kolaycılığın doğal sonucu olarakta gelecek kuşaklarda IQ`muzda bir düşme olacak mı? Bir arkadaşınız sizden bir konu hakkında bilgi almak istiyor veya çoçuğumuzun takıldığı bir dersten dolayı, size bir şey sorma isteği duyduğun da onlara vereceğimiz cevap: Bana sormana ve düşünmene artık gerek yok . Gir bilgisayara ne sormak veya öğrenmek istiyorsan, yaz ve tıkla bu kadar basit hemen karşına çıkar. Bu örneklerin sonunda bilim adamlarının endişeleri acaba haklı çıkar mı?

 

Okuma Zorlukları

Bazı insanlar okumakta zorluk çeker. Bu durum yaşa bağlı değildir. Nedenleri arasında sağlık sorunları işitme özellikle de görme bozuklukları sayılabilir. Bazen de çocuklar okulda iyi öğretilmediği için okuma öğrenemez. Küçüklüklerinde durmadan evden eve taşınan ailelerin çocukları değişik okullara uyum sağlamakta güçlük çekebilir bu yüzden iyi okuyamayabilirler. Ayrıca bazı çocuklar okumaktan hoşlanmayabilir başka şeylerle uğraşmak onları daha mutlu edebilir.

Okuma öğrenmekte güçlük çeken çocuklara yardımcı olmak için eğitilmiş özel öğretmenler vardır. Bunlar çocuğun neden yaşıtları gibi öğrenemediğini testler uygulayarak araştırır. Sorunun ne olduğu bir kez saptanınca çocuğun özel eğitimle okuma öğrenmesi kolaylaşır.

Basit bir bedensel bozukluktan kaynaklandığı sanılan disleksi okumayı öğrenme güçlüğü olarak tanımlanabilir. Normal yaşta okula başlamış zeka geriliği ya da davranış bozukluğu olmayan bazı çocuklar akıcı bir biçimde okumayı başaramaz ya da söylenişi ve yazılışı yakın harfleri birbirine karıştırır. Örneğin disleksililer “ya” yı “ay” ya da “d” yi “b” olarak okur. Disleksinin çeşitli dereceleri vardır.çabuk farkına varılması durumunda bazen özel eğitimle okuma öğretilse de disleksinin nedenlerine ilişkin kesin bir bulgu yoktur. Disleksililer okuma eksikliklerini görsel ve işitsel gereçlerle bir ölçüde giderebilmektedir.

Annelerin babaların öğretmenlerin ilk amacı çocuğu sadece okul sıralarında değil ömrü boyunca okumaktan zevk alacak bir kişi olarak yetiştirmek olmalıdır. Yalnızca güzel okumanın yeterli olmayacağı okumanın yaşamın vazgeçilmez verimli bir uğraşı olduğu bilinci çocuklara aşılanmalıdır. Böylesi bir özendirmeyle çocuklara koskoca bir kitap ve bilgi dünyasının kapıları açılmış olur

 

Eğitim Köleleştiriyor Mu ?

Yıllar önce o zamanlar çok popüler bir haftalık dergi olan Nokta İstanbul’da ilginç bir deney yapmıştı. Bir tiyatro sanatçısı olan Ezel Akay eline bir megafon alarak koyu renk elbiseler ve siyah pardesüler giyen ekibiyle birlikte önce güvercinleriyle ünlü Yenicamii’nin arkasındaki parka giderler. Parkta oturan gezen etrafı seyreden bir sürü insan vardı. Akay elindeki megafonla kalabalığa doğru sert bir emir verir: “Herkes ayağa kalksın!” Emri duyan Akay’ı ve ekibini gören istisnasız herkes derhal ayağa kalkar.

Sonra Eminönü İskelesi’ne geçerler. Akay yine sert bir emirle: “Herkes yere çöksün!” diye bağırır. Gemiden inenler bilet kuyruğunda bekleyenler simitçiler işportacılar emri duyan herkes yere çöker.

Sonra Mecidiyeköy’deki stadyumun önüne giderler. Megafondan: “Herkes ellirini kaldırıp duvara yaslansın!” emri duyuldu. Stadyuma girmek için kuyrukta bekleyen futbol seyircileri kokoreççiler bayrakçılar derhal emre uyarlar.

Daha sonra da ekip bir fabrikanın önüne giderler. Mesai saati başlamak üzeredir. Fabrikanın girişine bir masa koyarlar ve masanın üzerinde düzmece bir evrak yerleştirerek işçilere emiri verirler: “Herkes içeriye girerken bu kâğıtlara parmak basacak!” Giren basar giren basar. Kimsenin aklına “siz kimsiniz hemşehrim? Neden bu kâğıtlara parmak basıyoruz?” diye sormak gelmez.

Son olarak da Beyoğlu’na gelirler. İstiklal Caddesinde gezinen vitrinleri seyreden kalabalığa yine sert bir emir verilir: “Herkes sıraya girsin arama var!” Emri duyan herkes koyun sürüsü gibi sessizce sıraya girer. Ancak caddede dolaşan bir çift bu emre uymaz.

Ekiptekilerden biri onlara doğru bağırır: “Hey siz ikiniz! Emri duymadınız mı?” Kendilerine seslenildiğini anlayan ve herkesin sıraya girdiğini gören adam cevap verir: “Who are you? What is happening here?” Sıraya girenler içerisindeki kravatlı takım elbiseli bir bey ekibe yardımcı olmanın verdiği gurur ve heyecanla lafa karışır: “Adam turist İngilizce konuşuyor.” Ekip elemanı gülmemek için kendisini zor tutar:

“Ne diyor peki?”

“Siz kimsiniz burada neler oluyor?”

Ve o iki turistin haricinde hiç kimse neler olup bittiğini kendilerine böyle gün ortasında emirler yağdırıp sıraya sokanların kim olduğunu sormaz ya da soramaz.

 

Özel Ders Almadan Olur Mu ?

Özel Ders Neden Alınmalıdır?

Eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüren öğrenciler için özel ders artı bir motivasyondur. Çünkü normal şartlarda öğrenci tam anlamıyla kendisini derslere veremez. Derslere konsantre ola bilmesi, bilmediği konularda bilgi sahibi olması adına özel ders alınması gerekiyor. Özel dersi alan öğrenci soru sormakta tamamen özgür olur.

Doğal olarak anlamadığın konuları geçiştirme gibi bir durumla karşı karşıya kalmaz. Özel ders almayan öğrencilerin normal eğitim hayatına göz attığımızda ise öğrenciyle hoca ilişkisi çokta etkili olamıyor. Çünkü öğretmen diğer tüm öğrencilerle de ilgilenmek zorunda kalıyor. Fakat alınacak olan özel ders sistemiyle birlikte eğitim hayatınızı daha başarılı şekilde sürdürmeniz de kolay hale dönüşmeye başlayacaktır. Bunun için sizlerde Özel Ders alınması konusunda hassasiyet gösterin. Bilmediğiniz konuları hocalarınıza sorarak öğrenin. Anlamakta zorluk çektiğiniz dersleri tekrara tekrar işleyin. Sınıfların kalabalık olduğu ortamlarda öğrenci soru sormakta çoğu zaman çekinir. Fakat alacakları özel dersle birlikte bu çekingenlik kısa süre içerisinde ortadan kalkmış olacak. Öğrenci, istediği soruları özgürce çekinmeden soracaktır.

Verimli Çalışmak İçin Uymanız Gereken 5 Altın Kural

Birçoğumuz çalışma esnasında ister istemez boş şeylere dalarak verimsiz bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Hem zamanımızdan harcıyor hem de çalışmayı düzgün sonuçlandıramıyoruz. Bu şekilde birçok insan yaşamının değerli anlarını harcayarak başarısız olmakla nitelendiriliyor. Bu tür kişiler için verimsiz çalışmak ve zamanını gereksiz şeyler üzerine harcamak bir döngü halini alıyor. Halbuki bu durum üzerine biraz eğilir ve hayatınızda ufak değişiklikler yaparsınız, başarıya ulaşmamak işten bile değildir.

1. Mutlaka Bir Uyku Düzeni Oluşturun

Verimsizliğin, başarısızlığın ve hastalıkların en önemli sebeplerinden biri uyku eksikliğidir. Uyku düzeni olmayan bir kimseden işlere odaklanması ve zamanını etkin bir şekilde kullanması beklenemez.

2. İşleriniz İçin Zaman Takvimi Oluşturun

Gün içerisinde yapmak zorunda olduğunuz işleriniz için bir zaman takvimi oluşturup bunu kağıda dökmek, daha planlı ve verimli çalışmak için önemli bir anahtardır. Örneğin; saat 11.00-12.00 arasında toplantıya katılacağım, saat 13.00-14.00 arasında seminer vereceğim, saat 15.00-15.30 arasında evrakları imzalayacağım gibi kendinize emredici ufak notlar alabilirsiniz.

3. Beslenmeye Dikkat !

Özellikle sabah kahvaltısı günün başlangıcı ve akışı için büyük önem arz etmektedir. Kahvaltısını yapmayan kişilere oranla sizlerin 1-0 önde olduğunuzu söyleyebiliriz. Hem fiziksel hem de zihinsel açıdan günlük görevlerinizi yerine getirmek için hazırsınız.

4. Hedefler Belirleyin

Hem iş hem de özel hayatınızda hedeflerinizin olması sizi başarıya daha hızlı götürecektir. Deli dana misali ne yaptığını bilmeden hareket etmek, sizi akar suyun gidişatına bırakmaktan başka bir işe yaramaz.

5. Sosyal Çevrenizi Aktif Tutun

Kişilerarası ilişkilerinizi iyi tutmaya özen gösterin. Gerek iş, gerek mahalle, gerekse diğer tüm arkadaşlarınızla aranızı iyi tutmak sizi canlı tutmaya yardımcı olacaktır. Unutmayın ki yalnız kalmak, bu acımasız hayat döngüsünde sizi yolunuzdan saptırmak için en büyük hilekârdır.